
Arada çocukluğunuza döndüğünüz o günleri anımsadığınız oluyor mu? Peki hayatınızın en saf günlerini paylaştığınız o arkadaşlarınızı? Virginia Woolf 6 arkadaşın çocukluktan başlayan yaşlılığa kadar devam eden ilişkilerini bir örümceğin ağını örmesi gibi ince ve naif bir şekilde işlemiş romanına .Aslında bu romanın farklı bir yönü de; doğanın tasvir edilen ,metnin çatısını destekleyen bir ayrıntı olmaktan çıkıp baş kahramana dönüşmesi.Güneş, deniz ve dalgalar kelimeleri, kalıplarından sıyrılıp adeta dimağınızda can buluyor.Metin nesir olma özelliğini yitirip bir şiire dönüşüyor .Roman karakterleri doğanın ritmine uyum sağlıyor doğada onların ruh halinin bir aynası haline geliyor.
Ama kendisininde söylediği gibi kitaplarının en anlaşılmazı ve en karışığı. Woolf’un şiirsel dili bir nehir gibi akıyor akmasına fakat bu okuyucuda sürüklenme hissi yaratıyor.Hızla sürüklenirken hep bir detayı kaçırdım endişesiyle boğuşuyorsunuz.Azimle dilin akıntısına karşı kürek çekmeniz gerekiyor. Eğer kürekleri asılmaya ve Woolf’un aklınızda yaratacağı dalgalanmaya hazırsanız okumalısınız.